skip to main |
skip to sidebar
Ağrı/n/ma giden neydi bilmiyorum
Ama kırılmış bir şeylerin bulunduğu belliydi.
Bir ayna kırılır ve
Bir ayna kırığı 7 yıl uğursuzluk getirir.
İnanmak istemiyorum.
Havada ya da suda
Ak/i/sime ulaşacağım.

yaşlı teyze sabahın dingilinde attı çöpü sokağa
kediler kaçıştılar önce
sonra içini karıştırmaya başladılar
ne var ne yok diye..
takma dişlerine takılmasın diye soyulmuş elma kabuğu,
son kullanma tarihi çoktan geçmiş tansiyon hapları,
ilk kocasından yadigar,
sandıkta küflenmiş ipek bir mendil..
kimse uğramaz bilir ama
yine de lazım olur kimbilir diye
sakladığı oyuncaklar.
gencecik bir kızken güzelim yüzüne sürdüğü,
onu bir travestiye çeviren rujlar.
dedikodunun yoldaşı çitlenmiş çekirdekler,
neye ait olduğu bile unutulmuş bir anahtar
ve nice ayrıntı çıktı
ağzı çok sıkı bağlanmamış poşetten..
kediler pek beğenmediler,
karınlarını doyurmak için açtıkları poşetin yanından
bıyıklarını silerek gittiler.
Allah'a:
yarattığın bahçen de benim olsun,
lalelerin de
o bahçede yetişen kız çocuğu
kardeşim gibi olsun.bahar'a:
getirdiğin güzelikler de benim olsun,
duvağındaki beyaz çiçekler de
çimenlerinde yatan kız çocuğu
kardeşim gibi olsun.nisan'a:
yağmurlarında benim olsun,
sımsıcak güneşinde
senle açan ala'is sema
kardeşim gibi olsun.sema'ya:
gülmelerin de benim olsun
ağladıklarında
içindeki kız çocuğu
kardeşim gibi olsunve
bana:
Allah da benim olsun
nisan da bahar da
ala'is sema da..
kendime kardeş gibi tuttuğum
kardeşim gibi olsun.

kuyruğunu tutmaya çalışan kedi gibiyim zamanla..
ne ben ona yakın ne o bana uzak..
ne zaman gelecek o vakit
ne zaman güleceğim derken kahkahalarla,
aynaya baktığımda
tebessümün oluşturduğu çizgiler duruyor yanaklarımda.
anlamıyorum
çabucak geçiyor her şey
beni de götürecek
süpürdüklerinin arasına katacak diye korkuyorum,
asırlaşmak değil niyetim..
ama elimizde değil işte..
yitip gidiyoruz
dönüşüyoruz başka şeylere..
belki de yaşımı seviyorum
sahip olduklarımı seviyorum
kendimi seviyorum
sevilesi her şeyi seviyorum diye
zamanı pek sevemiyorum
not/a: her şeyin ilacıdır-mış ya,
aşırı dozdan ölmesek bari..
hoşgeldin!
hoşçakal!
iki hoş arası bir boşlukla dolabildi
yoğunluklar,günlük telaşlar,takıntılar,
ayağımıza takılıp engel olanlar.
herhangi birini geride bırakabilsek belki de bugün ağlamazdım.not/a: bahar çabuk geldi,
yok yok çabuk geçiyor :)
olsun sıcak sevmem zaten
yaz da gelsin
ama çabuk geçmesin bu kez
yapılacak çok şey var :)
kar gibi erisek de
değer ki :)))
hoşgeldin dostum..
istanbul giderdi özlemini..
ortaköy'de doya doya sevecek yarın öbür gün..
sıra bende..
çok özledim :)
her şeyi kendi içimde planlamıştım,zaten zamanı dardı.gitmesi gerekiyordu,yapmak istedikleri ve yapmak zorunda oldukları vardı.ilkine karışamazdım fakat ikincisine dahil olmak istedim..bu kez de benim yapmak zorunda olduklarım vardı,önümde beni bekleyen dört yılı düşünerek biraz daha erteledim..yağmur yağıyordu doğduğu gün,şimdi de gittiği kentte kar..ne bereketti bu..hoş güneş açsa da diyeceklerim aynıydı yaçünkü o her şekilde güzellik belirtisiydi..haberim olmadan dualarına katıyordu beni,ve onun her duası kabul oluyordu,ricasıyla başlayan hiçbir günüm kötü geçmedi..biraz canını sıkar,ama O da bilir her şey geçer,geçecek..güzellikleri verene şükretmek kalacak bize yalnızca..şimdiği gittiği yer uzak biraz..hep onu duyamayacağım..yine biraz engeller var O'nu görmek için ama geçecek kiben şehrin sekizinci tepesinde açan,kırmızı menekşe bile olacağım..çünkü o burada olacak..ben de orada ..çabuk gel sevdiği defteri çizgili olan melek..çok özledim bile.. not/a: geç kalınmış doğum günü yazısı.