17 Kasım 2009 Salı
23.30
daha hiç ankaranın yağmurunda adamakıllı ıslanmadım.hep ben dışarı çıkınca diniyor.hasta olmak da istemem.sema güzel bi kız olmuş büyümüş.uzaktan fotoğraflarını görebildim sadece.tek kalmışım arkadaşlarım uyumuş.peygamber yusuf zamanından kötüye yorulan masalları rüyalarımda görmüşüm.ya da masalları görmek kötüye yorulmuş.ama kahramanlardan hiç vazgeçemedim.öyle ya da böyle ben hep insanları sevdim.değer verebiliteme göre değişti yerleri.baki kalanlar ne ala.canım istedi yazdım.hem uzun zaman oldu düşünmedim.şimdi düşündüm yazdım.birkaç farklı zaman dilimi kullansam da anlatmak istediklerimi bir ben anlamışım bir de okuyanlar anladı.
31 Ekim 2009 Cumartesi
:)
istedikçe yazmak,
tuzlu gözyaşını kah yutarak,kah kahkahalarla saklayarak.
hiçbirinde belli etmeyerek kelimelerini içine alarak.
bu şehre bir kez gelinir
ve uğranmaz ertesi gün,ertesi sene ve ertesi asır.
dostluklar dönüşür tekrar,yenilenir,başka yerlerde kutlanılır.
ama her zaman yalnızdır şehir.
kadın gibi.
ağlamak gibi.
soğuk yerlerden geliyorum hangisi yurdum belli değil.
sevdiğim burada,sevmek o şehirde.
gelsek mi gitsek mi belli değil
:)
14 Ağustos 2009 Cuma
24 Mayıs 2009 Pazar
kırık
Ağrı/n/ma giden neydi bilmiyorum
Ama kırılmış bir şeylerin bulunduğu belliydi.
Bir ayna kırılır ve
Bir ayna kırığı 7 yıl uğursuzluk getirir.
İnanmak istemiyorum.
Ama kırılmış bir şeylerin bulunduğu belliydi.
Bir ayna kırılır ve
Bir ayna kırığı 7 yıl uğursuzluk getirir.
İnanmak istemiyorum.
Havada ya da suda
Ak/i/sime ulaşacağım.19 Mayıs 2009 Salı
kediler ve çöpler

yaşlı teyze sabahın dingilinde attı çöpü sokağa
kediler kaçıştılar önce
sonra içini karıştırmaya başladılar
ne var ne yok diye..
takma dişlerine takılmasın diye soyulmuş elma kabuğu,
son kullanma tarihi çoktan geçmiş tansiyon hapları,
ilk kocasından yadigar,
sandıkta küflenmiş ipek bir mendil..
kimse uğramaz bilir ama
yine de lazım olur kimbilir diye
sakladığı oyuncaklar.
gencecik bir kızken güzelim yüzüne sürdüğü,
onu bir travestiye çeviren rujlar.
dedikodunun yoldaşı çitlenmiş çekirdekler,
neye ait olduğu bile unutulmuş bir anahtar
ve nice ayrıntı çıktı
ağzı çok sıkı bağlanmamış poşetten..
kediler pek beğenmediler,
karınlarını doyurmak için açtıkları poşetin yanından
bıyıklarını silerek gittiler.
06 Mayıs 2009 Çarşamba
L'al :)

Allah'a:
yarattığın bahçen de benim olsun,
lalelerin de
o bahçede yetişen kız çocuğu
kardeşim gibi olsun.
bahar'a:
getirdiğin güzelikler de benim olsun,
duvağındaki beyaz çiçekler de
çimenlerinde yatan kız çocuğu
kardeşim gibi olsun.
nisan'a:
yağmurlarında benim olsun,
sımsıcak güneşinde
senle açan ala'is sema
kardeşim gibi olsun.
sema'ya:
gülmelerin de benim olsun
ağladıklarında
içindeki kız çocuğu
kardeşim gibi olsun
ve
bana:
Allah da benim olsun
nisan da bahar da
ala'is sema da..
kendime kardeş gibi tuttuğum
kardeşim gibi olsun.
29 Nisan 2009 Çarşamba
geçmiş(!) zaman olur ki

kuyruğunu tutmaya çalışan kedi gibiyim zamanla..
ne ben ona yakın ne o bana uzak..
ne zaman gelecek o vakit
ne zaman güleceğim derken kahkahalarla,
aynaya baktığımda
tebessümün oluşturduğu çizgiler duruyor yanaklarımda.
anlamıyorum
çabucak geçiyor her şey
beni de götürecek
süpürdüklerinin arasına katacak diye korkuyorum,
asırlaşmak değil niyetim..
ama elimizde değil işte..
yitip gidiyoruz
dönüşüyoruz başka şeylere..
belki de yaşımı seviyorum
sahip olduklarımı seviyorum
kendimi seviyorum
sevilesi her şeyi seviyorum diye
zamanı pek sevemiyorum
not/a: her şeyin ilacıdır-mış ya,
aşırı dozdan ölmesek bari..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



