
“Biri bitmeden yenisi başlamazmış, gün gibi. Önce geceyi görmeliyim, şafak vakti dinlendirsin beni.”
Guguk kuşu 12. kez çıktığında yerinden, ebabiller yağdırsın saçlarıma taşlarını. Perde arkası aralanmamış bir cinayet olsun bu gece. Sıkıca kapatsın perdelerini camdan bakan kadın, bu gece eşkıyalar taşlayacak her evi. Guguk kuşu gık sesini çıkarmadan kalacak kapının ardında, hay Allah yine mi pili bitti bu eski saatin dediği anda, tavan arasına kaldıracak onu da masalcım... Çünkü savaşı görecek, yalanı görecek o saat. Büyümek istemeyen çocuklar çıkmayacaklar evlerin en üst katına... Öcüler saklanacak, birileri kim yazmış bu aptal masalı derken, sesleneceğim mutfaktan: “daha misafirler gelecek bozma ortalığı” diye. Dokunmasın kimse isteyeceğim, kıskanacağım. Özenle hazırlanmış cümlelerim var... Ne yapayım, elimdeki yaşanmışlıklarla bu kadarı çıkıyor...
İstemeden dahil olduklarımın hayatında yer kaplarım sıkıntısıyla yaşarken, aslında hiç kabul edilmediğimi gördüm. Yalnız bırakılabilmeyi gördüm, yalanı gördüm sözlerinde... İnanmamı beklemeyin artık kimseye, şekerdi değer verdiklerim suya düştü...
Yine de bir renk bulabildim gökyüzünden... Hem de ne mavi gerek olması için, ne de kırmızı... Artık sonbaharı taşır tüm sözleri. Yürüdüğümüz bütün yollar, gördüğümüz tüm gözler gibi sarı.
Muhteşem cinayete 7 saat var, guguk kuşlarının altını kısın (:




19 yorum:
geceyi beklerken gece gibi kapkaranlık olacak guguk kuşu. tam cinayet vakit geldiğinde ise dili tutulacak bak görürsün.:) görmesin diye de içimde ki çocuğu tavan arasına saklayacağım evet, bir saat suretinde tabii ki. gördükçe büyüyor çünkü insan, büyüdükçe göremez oluyor esas görülesi olan şeyi. belki büyüdükçe görüyordur insan kim bilir? nasıl gün geceye dönüşüryorsa, insan da büyümeye dönüşüyordur. bu yüzden büyüdükçe saklayacak şeylerimiz de büyüyordur. ve büyütmek istemediğimiz şeyleri tamda guguk kuşu öttüğüde cinayete kurban götürmek istiyoruzdur tamda gece vakti karanlık olduğu ve bizim gittikçe gece gibi karanlıklaştığımız vakitte.
belki de mutfakta tüm bu koşuşturmayı gören "küçük" bir kız çocuğu tüm bu cinayeti planlamıştır sırf büyümemek için.
sen bu kadar yaşamışlıktan bu kadar yaşanmışlık devşirmişsen, seni bir de büyüyünce görmek lazım yuki:) yoksa sende kendinden korkuyorsun da ondan mı görmek istemiyorsun kendini kendinin kırık aynasında? cinayeti ondan mı planladın? yapma yuki:) sensiz olmaz biliyorsun:):)
şafak dinlendirirken seni,uyuya kaldın bir an.Sayıklamalar başladı ve guguk kuşları şahit oldu tüm cinayet senaryolarına. "guguk kuşlarının altını kısın"emri geldiğinde onlar çoktan çatı katındaydı.Toplu intahar törenlerini gerçekleştirmişler tıpkı kıyıya vuran binlerce ölü yunus gibi.Fakat unuttuğumuz birşey vardı.Papağana dönüşmüşlerdi.Ve herkes herşeyi öğrenmişti.Zor olucak bundan sonrası.
sarı..''
gökkuşağının kaçıncı rengine denk düşüyor..
bizi bir ihtimal mi yapıyor yine ve yeniden.kaç renkte bir oldukta kaç renkte öldük.kaç yalana bulandıkta tekrar arındık.
sarı güzel gibi değil mi?
bir cinayete kurban gitmemeli.''
karanıkların içine saklama telaşıymış büyümek masalcım.. küçüklerin gözlerini kapatıp üç maymunu oynatmakmış,tüm yükü sırtına alıp bir çırpıda tavan arasına bırakıvermekmiş.geceleri dışarısını içerisi yapıp adam rolü yapmakmış.boşver,herkese göre küçük bir kızçocuğu işte napalım masalcım (: küçükten katil yetiştim,nolucam bilmem.. guguklar gık sesini çıkaramadı :)
μเгα : papağanlara bir avuç çekirdek vereceğim,oturdukları yerden bir yazlık sinema edasıyla izleyecekler.öldükleri yerden dirilteceğim su(Ir olacağım kulaklarını çınlatacak.tek kelime çıkartanı tavan arasına gönderecek masalcım (:
sana gelince phaloe (: ne desem bilemedim ki.. sarı da beyazdan bir yansıma o da yalan, o da insan.unutsam iyi olacak galiba tüm renkleri
Monsieur Verdoux bir, sen iki yuki:)
ikinizin de katil olmak için nedeniniz var. bu iyi bir şey zira çoğu insanın değil öldürmek, yaşamak için bile kendisine seçtiği neden çok daha az insani.:)
Merhaba kendini felsefeci sanan
gurbetçi kafayı yemişler...:))))
Felsefe mi yapak,felsefecik mi?:)))
Kasabadan uçup geldin ;
Anlat bakalım oralarda ,
Neler söylüyor insanlar hakkımızda?"
Diye sordu , guguk kuşu sığırcığa.
"Örneğin , ne düşünüyorlar ,
Bülbülün şarkıları hakkında?
Nasıl merak ediyorum bilsen."
"Tüm kasabaya neşe getiriyor ;
Titrek sesiyle şakıdıkça bahçelerde."
"Peki ya tarlakuşu?"
"Tarlakuşunun şarkıları , büyülüyor çoklarını."
"Gerçekten mi? Peki , ya ardıçkuşu?"
"Elbet onu da övenler var ; ama ,sevilmiyor her yerde."
"Peki , ya benim hakkımda bir şey duydun mu?"
"Eh! Doğrusunu istersen kardeş ,
Kimsecikler söz etmiyor senden."
"Ah , doğruysa bu söylediğin" dedi gugukkuşu ;
"İntikamımı almam için insanlardan ,
Yüz yıl boyunca öteceğim , durmadan.
Guguk!Guguk!Guguk!Guguk!"
Yapmayın yaa,kafayı yemeyin amaaa..
cik nedir yahu?
herhangi bir türkçe eki mi yoksa küçümsemenin o dayanılmaz bayağılığı mı?
kafayı yemememk daha mı iyidir gözlerini kapatıp yaşamaktan dünyayı?
susmak bir tercih midir bir zorunluluk mu?
bizim için tercih,
kafayı yemek istemeyenler için zorunluluk olmalı..
ne felsefeciyim,ne de felsefecik'çi.. ne de gurbet yüzünden kafayı yemiş avare..
gaklarım,guklarım,konuşurum konuşamam kime ne,sana ne (:
hep derim işte,büyükler çocuklara bu kadar korkunç masallar anlatmasınlar,büyüynce etkileri nasıl ortaya çıkıyor,guguk guguk (:
cık eklerini doğru yerde kullanmak lazım,bir -cık ve bir -cik fazla ((: öyle değil mi sığır-cık :)
gülümseyin arkadaşlar
bir tebessümü hakediyor bu yorum:)
way isimsiz embesil-cik vayyy. bide utanmadan benim isimsiz lik hakkımı kullanmış..insana zorla yorum yazdırıyosun yani pıtır-cık :)
o aşşağıladığın fikirler ile insanlar süt ün siyah olduğunu tartışıyor ve kanıtlıyor.ama eminim senin gökkuşağındaki renklerden bile haberin yok.biraz büyü evlat.
Sen git de biraz
*
minimo moralia
*
thedor adorno
*
oku zavallı cik:))
çik-cikk-çiikkk:))
*
kafayı yemiş çik cik ler:)
cidden okuyor musun sen?
ki kimi okuduğunun önemli değil
ama okuyor olabilmen bile tebrik edilesi bişey..
bak seni gülerek kutluyorum
aferin sana,
kim olduğunu bile yazamayan bay/bayn
okuyan-cık!
iki ihtimal var;
ya bu bloğuma güzel (!) eleştirilerini bırakan insan üstün zeka,ama benim beğenmediği bloğumdan çıkamayacak kadar anormal..
ya da bu sıcak yaz günlerinde fazla güneşte kalmış bu yüzden ne dediğini bilmeyen insancık.
ne olduğu umrumda da değil,ben istediğimi yazıyorum. beğenmek zorunda da değilsiniz,okuduklarınızı yazdıklarınızı paylaşın da biz de öğrenelim madem üstün insan ((:
not/A: bi daha bu tür saçmalıklar yapacak olan yazmasın.
tavan arasina saklanip yalan'i, aci'yi hayat'in acimasizligini gormeme ihtimali olsaydi keske. guguk kusu gibi tutulsaydi zaman. hatta buyumeseydik hic; keske.
Guguk kuşu gibi,geliyorum diyenler,felaketi önceden haber verenler ne ala yuki.Sesi çıkandan korkmam ben:)Bunun bir de saman altından su yürüteni var sessiz sedasız,yarasa gibi.Sezmezsin geldiğini,yüzünde bir iz bırakıp gidiverir:)İyidir guguk kuşu,ebabil de öyle,benim hayatımda bir akbaba vardı.Hangi kuşu söylesen onun bin kez zemzemle yıkanmışı:)
Bu arada şunu söylemeden geçemeyeceğim sevdiklierimizin şeker olması ve suya düşürmen onları güzel olmuş.Sanırım daha iyi korumalıyım "şeker"lerimi:)
((¯¨¤» TÛ¥Û «¤¨¯)) onları kalp kavanozuna sakla,iyice koru ama arada bir de çıkartıp havalandır,yoksa oraya yerleşip kurt yapıyorlar :))
kuşlar hepinizi lanetliyorum o halde :) tüm sığırcıkları,akbabaları,ebabilleri,gaklayamadan ölüp giden gugukları kuş uçmaz kervan geçmez bir dünya var artık :))
Biz de iki dakikada doğanın dengesini bozduk.Oysa hepsinin bir sebebi vardı yahu:)Sığırcıkların,guguk kuşlarının ve dahi kervanların.
Mesela akbaba benim hayatımı baştan yazmam için gelmişti,kalbimi yıkadım gözyaşlarımla.Leşimi çok bekledi başımda ama ayaktayım bak hala...
İçimde üç tane besili kurt var öyleyse bu arada:))))
hepsinin bir geliş sebebi vardı,fakat hepsi ölecekti nasılsa,öyle ya da böyle :) ben onları öldürdüm,sorumluluğu alıyorum.ebabiller atmayacak mı taşları başımıza? bülbüller ötmeyecek mi şimdi gül için?
bizim savaşa karşı taşlarımız var pençelerimiz yerine ellerimizle attığımız,ve bizim sesimiz var bozulmamış şekerlerimiz için..
kurtları iade edelim sayın bayan :))
Bu kurtlar benim sevgili dostlarım, en sağlamından öyle bir saklamışım ki onları içimde, kimselere vermeden.Fesatım biraz evet:)
Yorum Gönder