
Harflerinden bir anlam çıkmayan, yarım bırakılmış bir cümleydi içimde sesi. Bir rüzgâr esti, yavaş yavaş çekildi adımlar sokaktan. Adamlar ve adımları başka yere gidiyordu. Ben adımla söylüyordum onun şarkısını. Olasılıksız akan buğulu gözlerimin ardından küçük bir ihtimal arıyordum iki yanağının arasında. Yanımda oluyordu.başımın sağ kısmı bir omuzda kalıyordu ve ağlıyordu nereye gideceğini bilmeyen adamlar,onların adımları..
Gülüşü karşısındaki hayranlık dolu yüz ifadem beni gülünç kılardı. Saklardım bu yüzden yüzümü ellerimin arkasına. Bir deli olabilirdim tedavisi yarım bırakılmış,kaçabilirdim aklımın tel örgülerinden. Ve bir canlı bomba olabilirdim iki yana örülen tel tel olmuş saçlarımın arasında imha edilmeye hazır…
Bir sarmaşığa benzetilebilirdi ağzımın ve burnumun birbirine orantılı olduğu biçimsiz yüzüm.tutunacak dal olsaydı sarılabilirdim belki de .. oysa boyu ve boynu askıda kalmış otçuk oldum kurak saksıda…
Dün burada yağmur yağdı. Silemedi hiçbir damlası yüzümdeki yarım cümleyi.adamlar adımlarıyla kaçıştılar.adım ıslandı,fonda onun şarkısıyla…




